Fingirella oldukça varlıklı bir
aileden geliyordu, gelmeyebilirdi de, kimse tam olarak bilemiyordu bunu, babası
Federal Mahkeme’de moda bloggerı olarak çalışıyordu, annesiyse estetik
yaptırmak üzerine 2 yıllık açık öğretim okuyordu, estetik yaptırmak onun için
saplantı haline gelmişti adeta öyle ki geçen yaz kendisini komple Seda Sayan’a
benzettirmişti, artık Seda Sayan’dan daha çok Seda Sayan’dı, hatta mahkeme
kararıyla adını Seda Sayan v.2.01 yaptırmıştı. Bunca duygusal buhranın
ortasında Fingirella’nın yaşamı dış dünyadan bağımsız bir SBS’ye Hazırlık Özel
Sınıfı kadar masum ve düzenliydi. Külköpeği Fingirella gece onikiden önce
Bebek’teki evinde onikiden sonra da Kasımpaşa’da olması gerektiği için o gün
Bebek’te uyanmıştı. Dün geceye dahil birkaç kare hatırlamaya başlamıştı sanki,
hala kendine bile itiraf etmekte zorlandığı, tek cümleyle geçiştirilemeyecek
hatalar…
Hemen Gansel ve Hratel’e “kankilerle
bebekte kahv6 keyfiii ?? ;)” diye mesaj attı. Aslında pek de sevmezdi bu ensest
kardeşleri, kimsenin bilmediği bir sırrı daha vardı Külköpeği’nin bu
kardeşlerle ilgili. Dün geceki partide onlar da vardı, neler yaptığının
kritiğini yaparlardı belki, kimbilir belki duyulmaması gereken sırları saklamak
için ondaki sırlarla tehdit ederdi onları. Buluştular. Külköpeği kepek ekmek
içine domatesli beyaz peynirli tost söyledi. Hiç sevmemesine rağmen havalı
durduğu için söylerdi bu doyma karşıtı yemeği. Gansel ve Hratel’se –eskilerden
kalma bi alışkanlık olarak- sadece ekmek ve pasta söylediler, ekmeği de
yemediler zaten arabalarını park ettiği yeri bulmak için kullanacaklardı.
Birden konuya girerek “ağbiii dün naptım ben yaa hiç htrlamıorm inanabilio musn
;(” dedi Külköpeği. Gansel ve Hratel aynı anda –hep aynı anda konuşurlardı
zaten- “ŞAKA YA-PI-YO-SUUN :D” diye cevap verdiler. Külköpeği bu anların,
yaşadıklarının zamanın tozlu raflarında kaybolup gitmesini istercesine sarıldı
çay bardağına ve şöyle dedi “ya bu çay çok koyu olmuş açık demiştim ben ama”
garsona doğru ürkek ve mağrur yüz ifadesiyle.
Fingirella’ın beyni ne yaptım, nasıl
oldu, kimleydim gibi sorularla bulanmıştı, masada adete bir ölüm sessizliği
vardı, kimsenin ağzından çıt çıkmıyordu. Bu derin sessizlik bir anda bozuldu:
“GÖÜĞĞKK… çok şükür doydum…” Fingirella bu tost bana yetmez deyip 3.tostu da
söylemiş ve umarsız bir geğirmeyle yemeğini bitirdiğini belirtmek istemişti.
Dün gece yaşananların tek bütün her şeyi bilen tanıkları Gansel ve Hratel’di
ancak onların da tüm her şeyi anlatabilmek için önlerinde bir engel vardı: Kötü Pankreaslı Cadı…! Cadı 0.99
$’a appstore’dan aldığı nükleer başlıklı İsrail yapımı zihin okuma
application’u ile 24 saat izleyebiliyordu onları. Bu, Gansel ve Hratel’in elini
kolunu bağlayan bir durumdu, ne yaparlarsa yapsınlar ne konuşurlarsa
konuşsunlar cadı onları duyabiliyordu. Ancak…
...Haftaya aynı saatte burada...

Yok böyle bişey ya bide hepsini okudum :D:D
YanıtlaSilne zamandır bu kadar uzun bir metin okumamıştım ahgahhaha
YanıtlaSilçok iyi ya :D
YanıtlaSil